Kıymetli Misafirimiz,

 

Asırlardan beri ecdadımızın hayatını mevzu edinen birbirinden üstün eserler kaleme alınmıştır. Şüphesiz herkes için en ileri ideal, beşer kudreti nispetinde ecdadımızı en güzel şekilde anlatmak ve onların üstün meziyetleri ile kendimizi donatmaktır.

Hindistan’da filleri yetiştirmek için, onları küçücükken kalın bir zincirle bir kazığa bağlarlarmış. Tabi bu yavru filin bu zinciri koparabilmesi, kırabilmesi ya da kazığı söküp atabilmesi mümkün değildir. Küçük fil önceleri bundan kurtulmak için tüm gücüyle uğraşır, defalarca dener ama sonucu değiştiremez, özgürlüğüne kavuşamaz. Yıllar geçer, fil kocaman olur... Bağlı olduğu kazığın ve zincirin onlarca katına gücü yetebilir artık. Ama fil asla böyle bir girişimde bulunmaz. O özgür olamayacağına inanmıştır, artık kırılamayan şey, filin zinciri değil inancıdır.

Geçmişini kötüleyen, geçmişinden utanan, hatta inkâr eden bizim gibi bir millet az bulunur; belki de hiç yoktur. Nasıl ki her insan hata yaparsa, milletler de devletlerde hata yapar. Önemli olan hatalardan ders alıp tekrarlamamak; faydalı yönlerini geliştirip devam ettirmektir. Bu da geçmişi tümüyle inkâr etmekle değil bilakis iyi öğrenmekle sağlanabilir. İşte bu fillerde olduğu gibi ayağımızdaki zincirdir. Biz bu zinciri kırdığımız zaman tam bir özgürlüğe kavuşacağız.

Ecdadımı tarih kitaplarına sığdırmaya çalışanlar bilsinler ki! Allahû Tealanın Rızası için tarih yazan ecdat, kitaplara değil; yüreklere sığar. Biz dahi bunun farkında olarak bu kitabı katılımcılarımız ile beraber sizlere sunuyoruz.

Hazırlayanların ve okuyanların yüce Peygamberimizin ve ecdadımızın şefaatine kavuşmaları duası ile.

 

 

Halil Çınarlı

Dernek Başkanı

 

 

“Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez ve nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini de unutmayasın.” Şeyh Edebâli